Maastricht’te Görülecek Yerler

Maastricht

Burada garip bir huzur var, aslında tek güvensizlik doğadayken yaşadığım, tüm insanlık boyunca var olan hayatta kalmaya yönelik içgüdülerin, insanın doğayla ilişkisinin süregelen bir parçası olandı. İnsanlara duyulan fazla bir güven var belki burada. Yolda herkes size gülümsüyor sanki, yanıbaşınızdan geçen her an size günaydın deyiverecek gibi.

Şehir büyük olmadığından yormuyor da. Bazen rüzgarı zorlasa da güneş de kendini gizlemiyor bulutların arkasına. Burada garip bir huzur var. Görece küçük şehirleri sevmem ama burası kendi içinde hareketli de bir şehir.

Kolay alışıyorum yeni bir yere. Seviyorum yeni bir yerin alışkanlıklarını ve insanlarını keşfetmeyi.. Diğer taraftan etrafımda hiçbir kelimesini anlamadığım bir dil konuşulması beni biraz zorlayabiliyor. Aslında seyahate gitmeden önce duyduğum korkular seyahatte kendime güvenimi kazanmamda yapı taşları oluyor ve hallediliyor bir şekilde.

Dışarda tek başına takılan insan çok çok az, hatta hiç yok diyebilirim. Bu da sosyalleşme açısından zorluyor. Saat 5-6 da ara verip sonra hayatlarına devam ediyorlarmışcasına geceleri çıkan bir gençlik var. Bunlar şehrin bana hissettirdikleri.

Maastricht’te Konaklama

Maastricht’te nehir kenarında EasyHotel’de konakladım. Oldukça merkezi ama ilk gün nehir kenarında atlı ve kostümlü bir geleneksel kutlama yüzünden otele gitmek için karşıya geçemedim. Resepsiyondaki kadın da şaşırdı, aa gelebildiniz neyseki diyor.

Otel odam bence yeteri kadar büyüktü, banyo ise biraz küçüktü. Gerekli şeylerden fazlası yok; mesela buzdolabı, giysi dolabı gibi. Giysileri asabileceğiniz farklı bir alan mevcut ama tam bir dolap gibi değil. Biraz havlu konusunda da cimriler, ayak havlusu gibi bir şey yoktu. Her gün temizlik yok, kalış gün sayınıza göre bir güne ayarlanıyor ve o gün hakkında size bilgi veriliyor. Benim belirlenen gün artı ertesi gün de yapıldı ama sanıyorum bir karışıklık oldu.

Nehir kenarı olduğu için gençler, turistler gece çok gürültü yapabiliyorlar, önünden geçerken yaptıkları gürültüden uyandığım zamanlar oldu. Kısa kalacaksanız uygun ama uzun kalıyorsanız belki farklı bir yer tercih edilebilir.

Maastricht’te Kaç Gün Kalınır?

Ben turistik gitmediğim için oldukça uzun diyebileceğim bir süre 5 gece kaldım ama turistik gitseydim en fazla 3 gün yeterli olurdu; hatta müze falan gezmeyecekseniz 2 gün de yeterli bence.

Maastricht’te Görülecek Yerler ve Yapılacaklar

Nehir Kenarında Yürüyüş

Meuse Nehri’nin her iki kıyısında ama özellikle Bonnefanten Müzesi’ne giden yolda yürüyüş yapmanızı öneririm, daha keyifli bir manzara sunuyor. Oturmak için banklar da var. Diğer tarafa yürürseniz de gençlerin takıldığı basamaklar şeklinde oturma yeri yapmışlar.

Bonnefanten Müzesi

Dışarıdan ilginç bir bina olsa da içindeki sergiler benim için çok ilginç olmadı. Tabi ki sizin gideceğiniz zamanda farklı sergiler olabilir, ama gitmeden önce mutlaka bakın ki 18,5 Euro boşuna vermeyin. Batı müzelerinin çoğunda dini öğeler çok fazla oluyor, aynı sahnelerin resimlerini birkaç kez görünce çok daha sıkıcı oluyor. Burada beni belki de tek etkileyen parça hemen merdivenlerde savaş zamanı annesinin çocuğuna pijamalarını kesmesi için izin vermesinden esinlenen delik kıyafetler ve hoparlörlerden yükselen ninni sesiydi. Filistin-İsrail savaşına karşıtlığa istinaden konulmuş. Çok büyük bir müze değil. 1-2 saat arasında gezebilirsiniz.

Sint Peters

Benim Maastricht’te en keyif aldığım aktivite bu oldu. Burası şehir merkezinden 20-25 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabildiğiniz bir ormanlık alan. Evet kale, yapay mağaralar ve madencilik alanı olan bir bölge var görülecek diye. Ben yapay olduğu için mağaralara gitmedim, zaten lokalleri de önermedi. Kalenin de içine girmedim. Ama uzunca bir doğa yürüyüşü yaparak yeşilliğin, kuş cıvıltılarının tadını çıkardım. Ara ara korksam da karşıma ayı vb. hayvanlar da çıkabilir mi diye genelde etrafta insanlar benim gibi yürüyüş yapıyordu ya da bisiklete biniyordu. Yoldaki manzara noktalarında durdum, gölü ve büyük fabrikayı gördüm ama ne olduğunu lokaller anlatmadan anlamamıştım aslında.

Maastricht’te Kiliseler

Maastricht’te oldukça fazla kilise var, görece küçük bir şehir olması bunu değiştirmemiş diyebilirim. Basiliek van Onze Lieve Vrouwe (Basilica of Our Lady) bunlardan en meşhuru, içinin ihtişamından ziyade merkezi konumu, büyüklüğü ve meydanının lokaller tarafından çok beğenilmesiyle meşhur. Benim otelimin hemen arkası olduğundan o kadar çok geçtim ki buradan artık büyüklüğüne gözüm alıştı.

Voormalige Dominicanenkerk içinde kitapçı ve kafe olduğundan farklı ve güzel, en keyif aldığım deneyimlerden oldu. İkinci katında İngilizce kitaplar da mevcut, hediyelik eşya seçenekleri de çok güzel. Vrijthof Meydanı’nda da iki adet kilise var : Basilica of Saint Servatius oldukça büyük ve ihtişamlı yine, Saint Jan`s church ise kırmızı kulesiyle dikkat çekiyor. Bunlar dışında da Oude Minderbroederskerk, Sint-Matthiaskerk, nehir kenarında Augustijnenkerk Maastricht ve Sint Martinuskerk kiliseleri bulunuyor.

Maastricht Meydanları

Markt Meydanı, Maastricht’in en büyük meydanı sanıyorum, yani benim gözlemim o oldu. Burada Belediye Binası yer alıyor. Çevresinde de mağazalar ve restoranlar mevcut. Sint Amorsplein ise daha küçük ama lokallerin sevdiği meydanlardan, bana çok özel gelmedi.

Vrijthof ise büyük meydanlarından, çevresi kiliseler, tarihi binalar ve restoranlarla çevrili. Bir de kiliseler kısmında bahsettiğim Onze Lieve Vrouwe orta büyüklükte, ihtişamlı kilisenin önünde hareketli bir meydanı.

Maastricht Evleri

Küçük, taştan yapılma, bahçeli tatlış evleri sevenler için Maastricht doğru adres. Tabi insanlar evlerini çektiğimde neden çekiyorum diye tedirgin olmuş olabilir, üzgünüm ama eviniz çoook güzel, siz belki farkında değilsiniz, zira koca bir şehirdeki tüm evler aynı nerdeyse. Özellikle Sint Peters ‘a giderken ve dönerken olan ara sokaklardaki evlerin her birini fotoğraflamak istedim diyebilirim.

Stadspark Maastricht

Stadspark’ta şehir merkezinde soluklanıp yürüyüş yapabileceğiniz bir yer.  Ortasından su geçiyor. Görülecek bir kale de mevcut. Ortaçağ surunda bulunan bir kapı Helpoort oldukça hoş bir görüntü veriyor. Ayrıca De Vijf Koppen ‘ı fotoğraflamak da çok hoş.

Alışveriş Sokakları

Markt Meydanı etrafındaki sokaklar, Forum AVM, Maastrichter Smedenstraat ve paralel caddelerinde oldukça fazla mağaza mevcut. Ayrıca ara sokaklarda çok güzel butiklere de rastlayabilirsiniz. Papershop Maastricht benim böyle rastladığım ve çok sevdiğim hediyelik kartpostal, defterler gördüğüm yerlerden biri oldu.

Kalkman Vinyl Records and Art da yine aynı şekilde plak severler için güzel bir adres. Biraz üstte yazdığım Bookstore Dominicanen de hem kilise içinde olması hem de hediyelik ve kitap alışverişi için ziyaret edilebileceklerden.

Lumiere Cinema

Ben gitmemiş olsam da yerlileri tarafından önerilen aktivitelerden biriydi, özellik sanat filmlerini İngilizce olarak bulmak mümkün oluyormuş. Nehir kenarında hoş bir bina, kafesinde de vakit geçirilebilir.

Maars Kültür Merkezi

Yine benim gitmediğim ancak lokalleri tarafından önerilen müzelerden biriydi, küçük bir yer olduğundan ve küçük olmasına rağmen 10 Euro olduğundan ben tercih etmedim. Arka bahçesinde restoranı var, hoş bir yere benziyor ama ben gittiğimde çok boştu ve etrafta ilgilenen birileri de yoktu.

Maastricht çevresinde gezebileceğiniz şehirlerden biri de otobüsle 40 dk mesafedeki Liege, ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Yine otobüsle yarım saat mesafedeki Aachen de bir seçenek.