Belgrad’da Görülecek Yerler

Belgrad’a üçüncü gidişim, bu sefer yazarlarından olduğum Spottedbylocals uygulamasının Spotters Buluşması’na katılmaktı asıl amaç. Dolayısıyla tekrar şurayı gezeyim, şunu göreyim gibi bir çaba pek göstermedim, büyük bir grupla gezdiğimiz ve ekstradan pek sürem olmadığı için gösteremedim de. Aslında onlar Cuma gününden başladılar gezmeye, o gün katılabilseydim Belgrad’ın önemli yapılarını da birlikte gezecektik; keza bu yazıdaki Zemun turu Belgradlılar önderliğinden olduğundan en detaylı Zemun gezişim oldu diyebilirim. Bu nedenlerle yazının sonuna eski yazılarımın linklerini de bırakıyorum, bu yazımda yeni bilgiler olmakla birlikte eski yazılarımda burada bahsetmediğim ya da çok kısa geçtiğim daha birçok yeri ayrıntılıbulabilirsiniz. Yeme-içme içinse ayrı bir rehber mevcut, o konuda ağzımız neredeyse hiç boş durmadı diyebilirim:)

Belgrad değişmiş mi derseniz son 4 senede çok değil, sadece Yeni Belgrad dedikleri bölgede yüksek binalar yapılmış. Bence şehrin görüntüsünü de bozmuşlar biraz.

Cumartesi akşamüstü İstanbul Havalimanı’ndan Airserbia ile uçuyorum. Sırp hosteslerin güzelliği.. Neyse konumuz bu değil. Sadece atıştırmalık küçük bir paket Plazma kurabiyesi ve ufak bir su veriyorlar. Plazma Belgrad’da meşhur bir marka. Business Class için Airserbia’nın da farklı bir yöntemi var, siz ne kadar para ödeyebileceğinizi giriyorsunuz, kabul edilirse business class’a yükselebiliyorsunuz. Henüz hiç business uçmadığım için bir düşünsem de vazgeçiyorum, çünkü yine de minimum bir rakam var ki o 45 Euro idi benim uçuşumda. Uçakta da vazgeçtiğime sevindim, sadece ilk sırayı perdeyle örtüp yemek ikramı yapıyorlar, başka bir özelliği yok neredeyse. Belgrad’da yine prime lounge kullanabiliyorsunuz sanırım ama İstanbul’dan giderken mantıksız.

Belgrad Havalimanından Belgrad Merkeze Ulaşım

Önceki gidişlerimde otobüs, otelden rezerve ettiğimiz taksi seçeneklerini kullanmıştım. Bu sefer Booking.com’da %10 indirimli taksi seçeneğini ayarladım. Booking’de konaklama rezervasyonu yaptığımda ilgili kampanya çıktı. Uçuşun 24 saat öncesine kadar yapınca daha uygun oluyor anladığım kadarıyla, keza bana uçuştan birkaç gün önce uygun gösterirken son gün bir anda fiyat arttı; saati girince düştü tekrar. Booking.com’a uçuş bilgilerinizi giriyorsunuz, ödemenizi yapıyorsunuz. Sonrasında size şoför bilgileri ve iletişim bilgileri iletiliyor. Beni karşılayacak olan araç gideceğim sabah whatsapp’tan yazdı, ben sizi alacağım, bir şey olursa buradan yazabilirsiniz diye. Nitekim uçuşta yaklaşık 40 dk rötar olmasına rağmen bir sorun yaşamadım. Bu arada bindiğim araç gerçek bir taksi değildi, normal bir araçtı. Genel olarak bu hizmetten memnun kaldım.

Tabi otobüs ve shuttle seçenekleri daha uygun ancak zaten geç gittiğim için bunlarla uğraşmak istemedim. Taksiyle 20 dk’da otelimdeydim. Kıyaslamak gerekirse otelden taksi rezervasyonunda da taksimetre kaç yazarsa onu ödüyorsunuz ve dinarınız yoksa para üstü sıkıntı olabiliyor. Bir de otel bize daha lüks taksi yollamıştı ondan daha fazla ödemiştik. Booking’de önceden ödemek avantajlı geldi.

Asıl kullanabileceğiniz hem daha uygun fiyatlı hem de kredi kartı ödemesi mevcut olan şeyse Yandex Go uygulaması. Şehir içinde de taksi çağırmak için çok uygun. Bazen telefon numaramızı kabul etmiyor, daha doğrusu kod bir türlü gelmiyor. Bu durumda yandex hesabınız varsa onunla da kaydolabilirsiniz. Ben öyle yaptım. İlk önce sizden deneme için küçük bir para çekiyor kredi kartı tanımladığınızda, sonra geri yatırıyor.

Belgrad’da Konaklama

Belgrad’da tek başıma kalacağım için en ucuz ve ucuzlar arasında yüksek puanlı gözüken 40 Garden Bed&Breakfast tercih etmiştim. Ben rezervasyon yaparken neredeyse diğer yerlerin yarı fiyatı hatta üçte biri fiyatınaydı. Google Maps’te sokağa bakınca sanki tabelası hostelmiş gibi gösteriyordu, neyseki gittiğimde 40 Garden Bed & Breakfast tabelası beni karşıladı. Dış kapıdan girerken zile basıyorsunuz ilk etapta, anahtarınız verilince onu okutarak girebiliyorsunuz.

Benim odam tek kişilik olduğundan giriş katındaydı. Bahçeden konuşmalar, TV sesi ve kahvaltı hazırlık seslerine maruz kalabiliyorsunuz dolayısıyla. Bahçesi çok keyifli, sabah kahvaltılarını çoğunlukla dışarda yaptım, hava da güzeldi şansıma ancak çok daha yüksek sıcaklıklarda sinek sorunu olabilir. Oda camlarında koruyucu var ama dışarda korunmak mümkün olmayabilir. Kahvaltısı az ama öz. Ben 3 gün kaldığımdan mı bilemiyorum temizliğe hiç gelmediler sanırım, ama isterseniz temizlik, havlu değişimi yaparlar diye düşünüyorum. Fiyat/kalite oranında bence iyilerdi diyebilirim.

Otelin konumu da merkezi, otobüslerin ana durağı olan Zeleni Venac’a çok yakın; geç saatlerde gitmeme rağmen güvenlik sorunu da yaşamadım. Bölge olarak Skadarlija bölgesi yine de benim favorim ama o bölgede maalesef bu fiyatlarda bir seçenek yoktu.

Belgrad’da Görülecek Yerler

Belgrad gezime ilk gün geçen gidişimde pek de sevmediğim Silosi‘den başlamam, bana kaderimin bir oyunu mu? Akşam takılmak için oraya gittiklerinden ve ben de bir an önce tanışmak istediğimden kader beni yine o tarafa attı ancak bu sefer öyle kalabalık ve hareketliydi ki bir önceki gidişimizden eser yoktu. Tüm Belgrad gençliği burada takılıyor desem yeridir, sıcak bir dönemde gidiyorsanız akşam mutlaka listenizde olsun. Ayrıca bir de bizim gittiğimiz akşam bir pazar vardı, kalabalıklığına etki etmiş olabilir. Silosibeograd sayfasından etkinlikleri takip edebilirsiniz.

Pazar günümüzü de tamamen Zemun’a ayırdık ama grupla buluşmadan önce tabiki bir Belgrad klasiği olan Tasmajdan‘a gitmeden olmaz. Otelime de yakın olduğundan sabah yolumu o tarafa düşürüyorum. Tam ayin zamanına gittiğimden Aziz Mark Kilisesi‘nin çanları da çalıyor. Ortam her zamanki gibi huzurlu ve fotoğraflık. Belgradlılar köpeklerini gezdirmeye ya da spora gelmiş. Dönüşte de Pionirski Park‘tan geçip otele varıyorum. Kısa bir tur ama özlediğim yerlerden birini ziyaret etmiş oldum.

Zemun için otobüse biniyoruz. Otobüslere kredi kartı için yer koymuşlar ama bazen çalışıyor bazen çalışmıyor, genellikle yine bedava seyahat ettik. Zemun gezimize Belgradlı arkadaşımızın önderliğindeyıkılmak üzere olan Yugoslavia Otel‘den başladık. Burası zamanında tüm ünlülerin kaldığı bir otelmiş. Otelin avizesi dünyadaki en büyük avize olma özelliğine sahip ve Swarovski tarafından tasarlanmış, üzerinden 40000 kristal var. Avize dediysem sallanan bir şey düşünmeyin. Tavanda düz kristallerden dikdörtgen biçimli bir aydınlatma. Mayıs 1999’da bombalamalar sırasında zarar görüyor, renovasyonlarla 31 Aralık 1999’da tekrar yılbaşı partisi için açılıyor. Şimdilerde ise iki kuleli, biri yaşam biri de iş alanı olmak üzere rezidans yapılması planlanıyormuş. Otelin şu anki atıl ve eski haliyle geçmişin ışıltılı, partilerin ve lüksün adresi olduğu halini hayal etmek ise çok zor.

Otelden sonra Miroslava Tirsa ve Danila Medakovica yollarının kesişimindeki iki evi görmeye gidiyoruz. Zemun’un modernist bölümü olarak geçen bu bölge, 1930’larda yapılan şehir planlaması yarışmasıyla bu şekilde tasarlanmış. Yarışmayı kazanan Belgrad’ın önemli mimarlarından Mihailo Radovanović. Buradan devam ederek Yugoslav Modernist mimari örnekleriden terk edilmiş bir bina olan Hava Kuvvetleri Karargahı‘nı görüyoruz, binanın yan tarafındaki İkarus heykeli oldukça çarpıcı ve bir kadın heykeltıraş tarafından yapılmış.

Zemun’un iç taraflarından gezindikten sonra merkezine, pazarının da kurulduğu Masarikov Meydanı‘na geliyoruz. Meydanın etrafı hem kafeler hem de çiçekçilerle dolu. Buradan Gardos Kulesi’ne doğru çıkıyoruz. Manzarada bir fotoğraf çekildikten sonra Belgradlı arkadaşımızın önerisiyle mezarlığa “Zemunsko Groblje” geçiyoruz. Mezarlıkta özellikle bazı kişilerin heybetli taşları var, genellikle tümünün üstünde fotoğrafları da yer alıyor. Yahudilere ait ayrı bir bölüm de mevcut. Mezarlıklarda belirli seremonileri var mı diye sorduğumda dinsel bir şeyden çok kişisel bir şey mezarlık ziyareti, bazen yemek getirip yiyenler bile oluyor diyor Belgradlı arkadaşım. Daha çok da pazar günleri ziyaret ediyorlarmış. Sakin bir yer ama Glasgow’daki mezarlıktan sonra buradaki mezar taşlarının çok büyüleyici olduğunu söyleyemem.

Zemun hakkında da yazıları olan, burada büyümüş hem İngilizce hem Sırpça eserleri olan ünlü yazarları David Albahari‘nin de nehir kıyısında bir bankta oturur heykelini yaptırmış eşi. Nehir kıyısı boyunca yürümek hava da güzelken oldukça keyifli.

Zemun’da yemeğimizi de yedikten sonra New Beograd (Yeni Belgrad)’da terk edilmiş bir binaya (Jugosped) dizayn pazarına gidiyoruz. Farklı sanatçılar burada eserlerini satıyorlar. Hatıralık olarak poster vb. çalışmalar almayı sevenler için uygun ancak her zaman var mı bilemiyorum. Bizim gittiğimiz gün 17:00 sonrası başlıyordu.

Akşam da Skadarlija Bölgesi’ne gidiyoruz. Hava güzel olunca her yer kalabalık ve canlı. Belgrad’a hayat gelmiş adeta. Buraları tekrar arşınlamak istediğimi fark ediyorum. Özlemişim..

Pazartesi günü Novi Sad’a geçiyorum, bu ayrı bir yazının konusu olsun. Akşamında da Dorcol Bölgesine doğru Kalemegdan‘a gidiyorum önce. İlk defa gidecekler için bir bilgi; Dorcol dörtyoldan geliyormuş. Kalemegdan’da nehre karşı oturup manzaranın tadını çıkarıyorum, fonda da biri müzik çalıyor. Satıcılar, satranç tahtaları, kalabalık..Değişen bir şey yok. Sonrasında Knez Mihailova üzerinden mağaza vitrinlerine bakarak geçiyorum. Lokal önerilerinden olan Bookastore‘dan hediyelik bir şeyler alıyorum.

Pazartesi günü havalimanına dönüşte bu sefer Yandex Go ile gidiyorum. Taksici de konuşkan çıkıyor, büyükbabası Fenerbahçe’de oynamış, bana bunları anlatıyor. Sonra da turist rehberliği yapmaya başlıyor. Zeleni Venac Bölgesi’nin Osmanlı İmparatorluğu altında nehrin karşı kıyısının da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda olduğundan bahsediyor. Karşı kıyıya geçince işyerlerinin çoğunun bu bölgeyi tercih ettiğinden hatta bazı markaların genel müdürlüklerinin burada olduğundan bahsediyor. Rajko Mitić Stadyumu’nu göstererek 25000 kişilik olduğunu önemli maç ve konserlerin orada yapıldığını söylüyor. Avala Kulesi’ne bir dahaki gelişimde gitmemi tavsiye ediyor, biraz uzaktaymış ama otobüs gidiyormuş. Ben fotoğraflarından bizim Çamlıca Kulesi’ne benzettim ama amcanın da bir bildiği vardır belki; siz yine de bakın.

Belgrad’la ilgili murallerini, Ada Ciganlija’yı ve daha birçok öneriyi detaylı yazdığım 3 sene önceki yazıma buradan, ilk gidişimdeki yazıma da buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca Belgrad çevresinde gezilecek yerler için de Novi Sad yazıma göz atabilirsiniz.