Bazı ülkelerle aranızda sadece turistik bir bağ olmaz; bir “aidiyet” hissedersiniz. Benim için İspanya tam olarak bu. Son yıllarda 20’den fazla uçuş yapmış, bavulu kapının yanında duran, İspanyolca öğrenen ve Barselona’da kendini evinde gibi hisseden biri olarak İspanya’nın farklı bölgelerini karış karış gezmeye çalışıyorum.
Kuzeyin yağmurlu Bask kıyılarından Endülüs’ün yakıcı sıcağına kadar İspanya gezginler için gerçek bir hazine. Eğer sizin de aklınızda “İspanya’da hangi şehir bana göre?” sorusu varsa, işte 15 şehir üzerinden hazırladığım kapsamlı rehber.
Not: Şehir isimlerine tıklayarak o yer hakkında yazdığım detaylı rehberlere ulaşabilirsiniz
Kalbimin Sahibi: Katalonya ve Çevresi
Burayı anlatmaya gerek yok; Barselona benim için “burada bir süre yaşasam keşke” kategorisinde. Ama bu bölge sadece Barselona’dan ibaret değil.

- Barcelona: Hayallerimin şehri, Gaudi’nin mirası ve Akdeniz ruhu. 6 kez gittim ama doyamıyorum.
- Girona: Barselona’nın yanı başında Orta Çağ atmosferiyle beni içine alan, tatlış kafeleriyle beni kendine çeken zarif bir Katanlan şehri.
İspanya’nın Kalbi: Madrid ve Tarihi Komşuları
Başkent Madrid’in o görkemli havası, çevresindeki tarihi şehirlerle birleşince tam bir kültür turuna dönüşüyor. Madrid’i Ankara’ya benzetmeleri hiç anlamadığım bir konudur. Sadece denizi yok diye nasıl Ankara oldu burası. Evet büroksinin kalbi belki ama Ankara gibi bunu şehrin tek kararkteri haline getirmemiş. Bir kere oldukça enerjik bence. Ankara’ya hep zorunlu gittim ama Madrid’e 4 kez gayet kendi isteğimle gittim. Yine gidebilirim.
- Madrid: Müzeleri ve görkemli meydanlarıyla güçlü bir başkent. İspanyolca pratiği için de en iyi şehirlerden biri.

- Toledo: Daracık sokaklarında kaybolabileceğiniz etkileyici bir şehir. Belki başlı başına değil ama Madrid ziyaretinizde yer vermenizin güzel olacağı bir durak.
- Alcala de Henares: Cervantes’in izinde, sakin ve akademik bir durak.
- Cuenca: O meşhur “Asılı Evler” (Casas Colgadas) , renkli sokaklarıyla keyifli bir rota.
Tutkunun Başkenti: Endülüs
Endülüs zarif mimarisi, ılıman havası ve renkleriyle insan çeken, flamenkosuyla da hüzünlendiren yerlerden.
- Sevilla: Portakal çiçeği kokulu sokaklar, güneşle parlayan çinili saraylar, Plaza de España ve güzel kafeler… Çok sevdiğim duraklardan.

- Cordoba: Mezquita’nın o uçsuz bucaksız sütunları arasında kaybolabilirsiniz amaşehir Mezquita’dan da ibaret değil.
- Malaga: Christmas ışık şovları ve yılbaşı dönemindeki atmosferiyle beni şaşırtan bir şehir. Tapasları da cabası.
- Granada: (Yazısı yakında!) Ayak bastığım anda “buraya tekrar, daha uzun gelmeliyim” dediğim yer. El-Hambra Sarayı ve flamenko kültürüyle çok katmanlı bir deneyim sunuyor.
Akdeniz Güneşi ve Modernizm: Doğu Kıyıları
Modern mimariyle geleneksel İspanyol hayatının en iyi harmanlandığı yerler burası.
- Valensiya: Bilim ve Sanat Şehri (Ciudad de las Artes y las Ciencias) ile fütüristik bir yüz. Öte yandan Valensiya’nın gelenekselliği ile de adeta bir tezat. İlk gidişimde çok sevip ikinci gidişimde aynı heyecanı bulamadığım nadir şehirlerden. Çok lezzetli yemekler yedim mi yedim orası ayrı.

- Alicante: Bitmeyen plajları, ılıman havası ve enerjik yapısıyla rahat bir Akdeniz şehri.
Gurmeler ve Estetik Tutkunları İçin: Bask Bölgesi
Eğer İspanya’yı sadece güneş ve paella sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Kuzey, bambaşka bir dünya.
- Bilbao: Guggenheim Müzesi başlı başına görülmeye değer. San Sebastian’a göre daha düzenli. Denizi olan şehirleri daha çok sevmeme rağmen bana kendini San Sebastian’dan daha çok sevdirdi.
- San Sebastian: Dünyanın en iyi “pinchos” barları burada olabilir mi? (Bence evet!). Hepsi değil ama bazıları var ki tadı damaklarımızda. Gurme yönü ve plajları dışında çok da albenisi yok.
- Hondarribia: Fransa sınırında, renkli evlerin arasında bir küçük mola rotası. San Sebastian’a gitmişken ziyaret edilebilir.

Genel Değerlendirme
İspanya tek tip bir ülke değil. Her bölgesi başka bir karakter taşıyor. Deniz mi istiyorsunuz? Kültür turu mu? Gastronomi mi? Flamenko mu? Modern mimari mi? Hepsi var.
Benim kalbim Barselona’ya biraz daha yakın olabilir; ama İspanya’nın her köşesinde farklı bir ruh bulmak mümkün.
İlk kez İspanya’ya Gidecekler için 3 Şehir Önerim
- Madrid
- Barselona
- Sevilla
Bu üç şehir İspanya’nın farklı karakterlerini anlamak için harika bir başlangıç.
İspanya’da Birlikte Gidebileceğiniz Şehirler
Eğer 9-10 günlük bayram tatili gibi bir döneme İspanya’yı denk getirecekseniz ve birden fazla şehir görmek istiyorsanız aralarında ulaşımın daha kolay olduğu şu rotaları düşünebilirsiniz:
- Sevilla-Cordoba-Granada-Madrid
Tarih, saraylar, flamenko ve güçlü bir başkent deneyimi bir arada.
- Madrid-Barselona-Valensiya
Hızlı tren bağlantıları sayesinde rahat bir geçiş. Modernizm + kültür + Akdeniz.
- Madrid-Barselona
Sadece Madrid – Barselona yapıp Toledo, Girona, Cuenca gibi durakları da günübirlik ziyaret edebilirsiniz.
- Bilbao-San Sebastian-Hondarribia (bu rotaya biz Fransa Bask Bölgesini’de eklemiştik, rotamıza dair detaylı yazım burada.)
Gastronomi ve kuzey atmosferi sevenler için ideal.
İspanya’nın Hangi Şehirlerine Solo Kadın Gezgin Olarak Gidilebilir?
İspanya’daki şehirlerin neredeyse tamamına yalnız bir kadın gezgin olarak gittim ve kendimi genel olarak tekinsiz hissettiğim bir durum yaşamadım.
Elbette Barselona ve Madrid gibi büyük şehirlerde dikkatli olmak gerekiyor.Özellikle turistik bölgelerde yankesicilik yaygın olabiliyor ancak bu durum daha çok büyük Avrupa şehirlerinin genel bir problemi; gündelik hayatta kendimi huzursuz hissetmedim. Barselona’da tek başıma Raval Bölgesi’nde bir bara da gitim (önermiyorum), ya da geç saatlerde Born Bölgesi’nde de bulundum.
Granada ve Alicante’ye yalnız gitmemiştim ama bulunduğum süre boyunca tedirgin edici bir atmosfer gözlemlemedim.
Valensiya ise üniversite öğrencileri nedeniyle oldukça çok uluslu ve hareketli bir yapıya sahip. Gece kulüplerinde flörtöz yaklaşımlar olabilir; ancak Türkiye’de alışık olduğumuz rahatsız edici ısrar kültürünü burada görmedim. Sınırlar genelde daha net ve saygılı. Son gittiğimde Valensiya’da göçmenlerin bulunduğu belirli yerler vardı, ben tedirgin olmuştum ancak orada yaşayan arkadaşım ülkeden sürülmemek için genelde çevredekilere bulaşmadıklarını söylemişti. Nitekim bir sorun yaşamadım.
San Sebastian ve Bilbao’da çok yorulmuş olduğumuzdan çok geç saatlere kalmadık genelde, gecesi için çok bir şey söyleyemem.
Sevilla’da ise gece yılbaşını kutladım, akşam karanlığında dar sokaklarından geçtim. Genelde de güvende hissettim. Zaten yılbaşı gibi günlerde etrafta çokça polis oluyor.
İspanya, solo kadın gezginler için Avrupa ortalamasında güvenli sayılabilecek bir ülke. Barselona’nın şanı aldı başını yürüdü ve haklı bir sebeple anlıyorum ancak temel büyük şehir refleksleri (çanta güvenliği, önemli eşyaları kasada bırakmak, gece ıssız sokaklardan kaçınmak gibi) çoğu yerinde yeterli oluyor. Hatta burada tek kadın gezgin olmanız bazen şu açıdan avantaj oluyor, sizi turist değil de yerlisi sanabiliyorlar.
Tek başına seyahatinizi ekstra konforlu hale getirmek için şu yazıma da göz atabilirsiniz.