Nice ve Monako arasında, denize dimdik bakan bir kayalığın tepesine tünemiş bir yer düşünün: Eze Village. Burası, Côte d’Azur seyahatimin en estetik ama bir o kadar da “sabır test eden” duraklarından biri oldu. Eğer siz de benim gibi o meşhur fotoğraflara tav olup yola düşecekseniz, toz pembe olmayan yanlarını da anlattığım keyifli manzaların eşlik ettiği Eze rehberi burada.
Nice’ten Eze’ye mi gitsem Monako’ya mı çok arada kalmıştım ama Monako’nun o kimilerine çok cazibeli gelen lüks havası beni kendinden uzaklaştırdı; hatta Monako için uygun kıyafetlerim var mı ki bavulda diye sorarken buldum kendimi.
Eze’ye Ulaşım
Hemen bir “gezgin uyarısı” ile başlayalım: Eze’ye gitmek için “erken kalkan yol alır” kuralı her zaman işlemiyor. Sabah erkenden durağa gitmeme rağmen ve ilk durağından binmeme rağmen otobüste oturaak yer kalmamıştı. İlerleyen duraklarda daha da fena bir kalabalık oldu. Dolayısıyla Fransız Rivierası’nın o popüler hatlarında (özellikle 82 ve 112 numaralı otobüsler) ayakta, dip dibe bir yolculuğa hazırlıklı olun.
Dönüşte ise duraktaki o bitmek bilmeyen kuyruğu ve güneşin altındaki bekleyişi görünce rotayı değiştirdim ve bir taksi çağırdım. Bazen konfor, paradan daha değerli oluyor; özellikle de yokuş tırmanmaktan yorulan bacaklarınız size teşekkür edecek. Paradan daha değerli dediysem çok da yükske bir fiyat sanmayın, iki kişi gidiyor olsak çok ucuzdu bile diyebilirim.
Eğer Monako’yu da içine dahil edeyim ve rahatça gideyim diyorsanız Nice kalkışlı puanları oldukça yüksek görece uygun fiyatlı Getyourguide’daki bu tura da göz atabilirsiniz.
Eze Village’da Neler Yapılır?
Eze Village Sokakları
Köyün girişine ulaştığınızda sizi dik bir yokuş ve labirent gibi sokaklar karşılıyor. Arnavut kaldırımlı taşlar ve dar geçitler arasında yürürken her köşe başında bir sanat galerisi, butik dükkanlar veya şık hediyelik eşyacılarla karşılaşıyorsunuz. Eze, tam anlamıyla bir “tasarım köyü.” Dükkanların içindeki tabloları ve el yapımı ürünleri incelerken yorgunluğunuzu unutuyorsunuz.

Sokaklarda kaybolurken o meşhur sarı tonlarındaki Eze Kilisesi (Notre-Dame-de-l’Assomption) karşınıza çıkacak. İçine girmemiş olsam da, dışarıdan o görkemli yapısı bile köyün Orta Çağ ruhunu tamamlamaya yetiyor.
Eze Village Egzotik Botanik Bahçesi (Le Jardin Exotique)
Köyün en tepesinde sizi bekleyen asıl ödül: Eze Botanik Bahçesi. Evet, biraz daha yokuş tırmanmanız gerekiyor ama o zirveye ulaştığınızda karşılaştığınız Akdeniz manzarası gerçekten güzel. Kaktüslerin ve kadın heykellerin arasından süzülüp denizin o sonsuz maviliğine bakmak yorgunluğunuzu unutturuyor. Bahçenin içinde su kenarında uzanabileceğiniz şezlong tarzı tahta sandalyeler de vardı, en tepede değil ama görürsünüz elbet. Bitkiler açısından kaktüsler harici beni çok etkilemedi diyebilirim.

Giriş için önceden bilet alabileceğiniz gibi yokuş üzerinden bulunan otomatlardan ya da kapıdaki gişeden alabilirsiniz. Gişede de ben gittiğim uzun bir sıra yoktu.
Fragonard Parfüm Dükkanı

Köyün girişinde Nice merkezde de bulunan parfüm dükkanının büyükçesi mevcut. Nice merkezdeki kadar kalabalık da değildi, en azından turlara denk gelmezseniz boş diyebilirim. Testerlardan denemek ya da hediyelikler için tercih edebilirsiniz.
Nice yazım içinse buraya buyrun.