Paris’e kadar gitmişken o ikonik pastanelerin vitrinlerini süsleyen tatlıları, fırından yeni çıkmış kruvasanları ve rengarenk makaronları denememek olmazdı. Ancak her popüler mekan ya da her ünlü tatlı maalesef beklentiyi karşılamıyor.
Günlerce şehri gezip, lokallerin önerilerinden havalimanı kaçamaklarına kadar denediğim tüm Paris tatlılarını en dürüst yorumlarımla listeledim. İşte benim gözümden Paris’in tatlı bilançosu!
Paris’in Gizli Yıldızı: Flan Düellosu
Paris’te son dönemin en popüler tatlılarından biri kesinlikle flan (Fransız usulü fırınlanmış muhallebili turta). Genel olarak cheesecake veya Bask cheesecake’e kıyasla çok daha hafif bir dokusu var; bu hafifliğini gerçekten çok sevdim. Paris seyahatinde iki güçlü isimde flan deneme şansım oldu:
Mori Yoshida

İş için ziyaret ettiğim yerdeki lokal arkadaşım burayı “Paris’in en iyi flanı” diyerek önermişti. Haklıymış! Burada yediğimiz kahveli flan tek kelimeyle lezzetliydi. Farklı çeşitleri olmamasına üzüldük ama belki farklı günlerde başka çeşitler de oluyordur. Bir de oturacak yeri olsaydı harika olurdu ama neyseki karşısındaki parkta yer vardı.
Yann Couvreur (Le Marais)

Buranın da meşhur vanilyalı flanını denedik. Kötü müydü? Hayır ma Mori Yoshida’nın o kahveli flanıyla kıyaslayınca bizim oyumuz kesinlikle Mori Yoshida’ya gitti. Özellikle buradakinin taban kısmıyla Mori’nin ki farklıydı ve Mori Yoshida’nınki bu anlamda da solladı.
Efsaneleşmiş Mekanlar ve Hayal Kırıklıkları
Aux Merveilleux de Fred (Saint-Germain)
Buranın o meşhur köpük kremalı, bezeli geleneksel tatlısı Merveilleux’nün kahvelisini denedim. Dürüst olmak gerekirse çok benlik bir tatlı çıkmadı, beklediğim tadı alamadım. Ancak bu markayla ilgili unutamadığım bir anım var: Daha önce Belçika şubesinde çikolatalı brioche (Fransız poğaçası) almıştım ve ona resmen bayılmıştım. Sanırım burada doğru ürünü seçemedim.
Du Pain et des Idées (Canal Saint-Martin)

Daha önce kruvasan yazımda da bahsetmiştim, buranın o çok övülen fıstıklı salyangoz çöreğini (Escargot) hiç beğenmemiştik. Bir antep fıstıklı tatlı sever olarak ne fıstık tadı aldım ne de genel olarak yediğimden keyif. Paris genel listesine de eklemek istedim; maalesef bizim için büyük bir hayal kırıklığı oldu.
Le Parisien
Le Parisien’in kruvasanlarını çok beğensek de hamur işi tatlıları beklediğim gibi çıkmadı. Çikolatalı brioche ve bademli kruvasan maalesef beklediğim gibi çıkmadı. Brioche aşırı tok bir hamurdu ve lezzeti sıradandı. Bademli kruvasanda da badem aroması bizce yeterince yoktu. Ama şunu da söylemeden geçmeyeyim, genellikle kremalı pastamsı eklerimsi tatlılarından alıyordu insanlar.
Le Flore en l’Île (Île Saint-Louis) – Berthillon Dondurması
Kapısında Paris’in en meşhur dondurmacısı olan Berthillon dondurması amblemi olduğu için şans vermek istedik. Ben sorbe tercih ettim; kötü değildi ama “daha iyisi de olabilir” dedirtti. Belki de yanlış aromayı/tadı seçtim, bilemiyorum.
Beklentiyi Aşanlar ve Akılda Kalan Lokmalar
Mersea (Beaupassage)
Daha önce şık bir öğle yemeği için gittiğimi anlattığım Mersea’de, yemeğin sonunda masaya gelen brownie tek kelimeyle muazzam dı. Zaten yemeklerden dolayı tıka basa doymuş olmama rağmen, o kadar lezzetliydi ki tek başıma son lokmasına kadar mideye indirdim!
Burada yanımdaki lokaller sayesinde yeni bir şey de öğrendim. Cafe Gourmand isterseniz size 3-4 tatlının minik versiyonlarını getiriyorlar. Hatta Marsea’daki porsiyonlara normalden biraz büyük demişti lokal arkadaşım. Minik de olsalar farklı lezzetler tatmak için en iyi yöntem olabilir.
Les 5 Marches (Montmartre)

Favori kafelerimden olan bu tatlı mekanda denediğimiz banana bread (muzlu ekmek) çok başarılıydı. Porsiyon olarak oldukça büyük, iki kişi rahatlıkla paylaşarak yiyebilir. Diğer favori kafelerim için bu yazıma göz atabilirsiniz.
Les Antiquaires

Buranın profiterolünün içinde krema yerine vanilya aromalı dondurma vardı, üstüne de sos ılık olarak masada döküldü. Sıcak bir Paris gününde dondurmalı olması inanılmaz ferahlatıcı ve güzeldi. Ama gurme bir yorum yapmam gerekirse; yine de “yediğim en iyi profiterol” diyemem.
Portekiz Esintisi
Paris’te Nata Keyfi: Monoprix vs. Mantegaria
Montparnasse’daki Monoprix marketten ayaküstü bir Pastel de Nata (Portekiz turtası) aldık, fena değildi. Ancak Le Marais bölgesindeki Manteigaria’da yediğim çok daha başarılıydı. Tabii ki Portekiz’deki orijinal yerlerinin yerini tutamaz ama Paris standartlarında kesinlikle mutlu eden, iyi bir alternatifti.
Büyük Final: Makaron Düellosu
Paris demek makaron demek! Bu konuda her zaman net bir favorim vardır: Pierre Hermé.

Beaupassage’daki Pierre Hermé şubesinde yediğim fıstıklı makaron her zamanki gibi inanılmaz lezzetliydi. Seyahat bitip eve dönerken havalimanında hızımızı alamayıp hem Pierre Hermé’den hem de ezeli rakibi Ladurée’den makaronlar aldık.
Normalde her zaman Pierre Hermé’ci olsam da, bu kez Ladurée’den aldıklarım da beni şaşırttı; onlar da gerçekten çok başarılı ve tazeydi. Yani havalimanında son dakika golüyle Ladurée de kalbimi çalmayı başardı.
Paris ile ilgili diğer yazılarım için böyle buyrun.