Barselona’ya ilk gidişinizde Sagrada Familia’yı görmek, La Rambla’da yürümek elbette şart. Ancak şehre yedinci gidişimde artık o kalabalık turistik rotaların ötesinde bir şeyler aradığımı fark ettim. Bu kez amacım yeni bir anıt görmek değil, şehri biraz daha yerel bir gözle deneyimlemekti. Renk analizinden modernist bir festivale, flamenko gitarından mum ışığında konserlere kadar Barselona’da yaşadığım beş farklı deneyimi bu yazıda bir araya getirdim. Barselona’ya gitmeden önce sadece hava durumuna değil, etkinlik takvimine de bakmanızı öneririm.
Barselona’da Canlı Müzik ve Konser Salonları
L’Auditori
Barselona’da konserlere bakarken denk geldiğim konser salonu. Bizim Cemal Reşit Rey formunda bir saona benzettiğimden etkinliklerin de iyi olacağını düşünerek birkaçını inceledim. Ben flamenko sanatçılarından Jose del Tomate’nin gitar performansını tercih ettim. İyi ki de etmişim. Konser günü yanımdaki bir Barselona yerlisi amca, Jose’nin genç yeteneklerden biri olduğunu zaten böyle bir salonda çalmak için gerçekten yetenekli olması gerektiğini söyledi.

Yani sanatçıdan bağımsız olarak burada ilginizi çekebilecek bir şey bulursanız şans verin derim. Eixample ve Gracia bölgelerine yakın. Ben otelimden yürüyerek gidip döndüm ama tek vasıtayla ulaşabilirsiniz de. Konser salonu katlı, dolayısıyla görüş her yerden mümkün ama en önler biraz yukarı bakarak izlemiş olabilir. 3.-4. sıradan itibaren almak en iyisi. Ben Salon 2’den izledim tabi. Sanıyorum 3 salon var. Ayrıca önünde kafe-bar gibi bir yeri de mevcut.
Reial Cercle Artistic
Katedral ve Gotik Mahallesi’ne oldukça yakın olan Reial Cercle Artistic (Barselona Kraliyet Sanat Çevresi) oldukça merkezi bir konumda yer alıyor. Sergilerden konserlere birçok sanatsal aktivitenin olduğu bir yer ve bir de restoran yer alıyor. Ben burada Abba vs. Queen Candlelight konserine gittim, konserden memnun kaldım ama candlight olmasının anlamı çok yoktu bence.
Salon küçük ve yükseltmeli değil. Birazcık erken gelirseniz numarasız konserde en öne oturmanız için avantaj oluyor, tabi Zone A’dan aldıysanız biletinizi. Zaten nereye oturacağınıza dair yönlendirmeleri kapıdaki görevliler yapıyor.
Barselona’da Renk Analizi
Neden Renk Analizi Yaptırdım?
Eveeet, doğru duydunuz Barselona’da renk analizimi yaptırdım. Moda meraklısı bir insan hiç değilim, çok az alışveriş yaparım senelerce aynı kıyafeti giyerim ama şu var ki senelerce aynı kıyafeti giyeceksem yakışmayan bir renk almak tam tersi sonuçlar doğurabiliyor. Hem bu yüzden hem meraktan renk analizi yaptırdım.
Whereisangie Barselona’dan lokal öneriler paylaşan bir hesap; Laura Chromia’yı onun hesabında görüp aklımın köşesine atmıştım. Barselona’ya gidince baktım zamanlama da cuk oturuyor ve otelime de yeri çok yakın; kendime bir güzellik yaptım. Türkiye’deki fiyatlara da baktığımda bazı seansların daha yüksek bile olduğunu gördüm, elbette daha uygunları da vardır ama Barselona’da yaptırmak daha güvenilir geldi.

Laura İtalyan bir imaj danışmanı ama 5 senedir Barselona’da yaşıyormuş. Hem İspanyolca hem İtalyanca hem de İngilizce seçenek mevcut yani. Ben İngilizce tercih ettim. Dairenin 5. kat olması dışında kolayca ulaşım sağladım (asansör vardı ama daire 5 yazınca 5. kat olduğunu düşünmemiştim.:))
Renk Analizi Seansı Nasıl İlerliyor?
Deneyim şöyle ilerliyor, önce Laura renk skalaları üzerinden genel bir açıklama yapıyor; hangi sınıflandırmalar var, hangi sırayla nelere bakacağız bunlar ne anlama gelecek gibi… Sonrasında da ayna karşısında stüdyo ışığına makyajsız ciltle ve beyaz örtülerle analize geçiyoruz. Karşılaştırmalı bir şekilde ilerlerken renklerin cildimizde ve yüz hatlarımızda etkisini birlikte tartışıyoruz. Normal ışıkta bunları anlamıyordum hiç ama orada gerçekten insan farkları daha iyi görüyor. Belki biraz psikolojik etkileniyorsunuz bilemiyorum. Sadece kıyafet renkleri de ğil, kontrast level’ı, makyaj ve aksesuar renkleri üzerine de konuştuğumuz bir seans.
Sonrasında 1 hafta içinde Laura size PDF gönderiyor, burada da oldukça detaylı bilgiler yer alıyor. Zaten oradan ayrılırken de size renk skala kağıdı da veriyor. Dilerseniz birebir alışveriş danışmanlığı da yapıyor. Ayrıca arkadaşınızla birlikte 2 saatlik bir seans alırsanız bir ufak daha uyguna geliyor.

Seansa gidemeseniz bile kendisini takibe almanızı öneririm. Benim orada olduğum haftanın ertesinde Victoria’s Secret ile işbirliği yapmışlardı ve mağazada ücretsiz renk analizi şansı vardı.
Laura’nın sayfasını incelemek isterseniz diye Instagram hesabını bırakıyorum. Rezervasyon linki de profilinde yer alıyor. Not: Herhangi bir işbirliğim bulunmuyor.
Yerel Festivaller ve Zamanlama
Bence mutlaka gitmeden önce ne gibi kutlamalar var Google’dan, yapay zeka araçlarından arayın. Festival zamanları bedava konserler, gösteriler gibi avantajlar olurken yolların kapalı olması gibi dezavantajlar da olabiliyor.
Feria Modernista: Geçmişe Bir Yolculuk:
Barselona denince akla gelen Gaudi ve modernizm rüzgarını, şehrin sokaklarında adeta bir zaman makinesine binmiş gibi hissettiren bir etkinlik var: Feria Modernista. Her yıl genellikle Eixample bölgesinde düzenlenen bu festival, şehrin 19. ve 20. yüzyıl başlarındaki o görkemli dönemini kutluyor.

Etkinlik süresince sokaklar; o dönemin kıyafetlerini giymiş insanlar, nostaljik tezgahlar, klasik araçlar ve atlı arabalarla dolup taşıyor. Sadece bir sergi değil; dönem sanatçılarını, mimariyi ve o dönemin sosyal yaşamını anımsatan tiyatral bir kutlama diyebiliriz. Bir nevi Barselona’nın altın çağına kısa süreli bir dönüş.
Çocuklar ve büyükler için farklı atölyeler, farklı restoran ve barların yemek stantları, akşamları ücretsiz konserler (rock,pop), vals gösterileri, piyano dinletisi, dans ve palyaço gösterileri benim denk geldiklerim. Ben İbis Styles Barcelona Centre’de kalıyordum ve hemen sokağımın yanında 2 gün boyunca tadını çıkarabildiğim bir şenlik oldu bu festival.
Her yıl farklı tarihlerde oluyor, ben gittiğimde 29-31 Mayıs iken bir önceki yıl Haziran’ın ilk haftası olmuş. O yüzden tarihleri kontrol etmenizi öneririm.
Día de la Hispanidad (12 Ekim)
12 Ekim, İspanya’da Día de la Hispanidad olarak kutlanan, ülkenin resmi ulusal günü. Kristof Kolomb’un Amerika kıtasına ayak bastığı gün olarak kabul edilen bu tarih, İspanyol kültürünün ve dilinin dünya üzerindeki mirasını kutlamak için seçilmiş.
Barselona’da bu güne denk gelmek, şehri alışılagelmiş turist kalabalığından çok daha farklı bir atmosferde görmenizi sağlar. Sokaklarda geçit törenlerini, resmi bayrak törenlerini ve toplumsal kutlamaları görebilirsiniz. Tabi bu gün İspanyol milliyetçiliği ile yerel bağımsızlık yanlısı fikirlerin zaman zaman karşı karşıya geldiği, siyasi anlamda oldukça yüklü de bir gün.
Ben farklı İspanyolca konuşan milletlerin danslarını izlemekten keyif aldım ancak Passeig de Gracia’da olduğundan bu yol kapalı oluyor ve ulaşım etkiliyor. Aynı zamanda bazı dükkanlar da kapalı.
Radarımdaki Festival ve Özel Günler
Festa Major de Gracia (Ağustos)
Her yıl ağustos ayında düzenlenen Festa Major de Gràcia, Barselona’nın en sevilen mahalle festivallerinden biri. Festivalin en ilgi çekici yanı, Gràcia’nın sokaklarının mahalle sakinleri tarafından aylar süren hazırlıklarla farklı temalarda dekore edilmesi. Bazı sokaklar bir ormana, bazıları bir uzay istasyonuna, bazıları ise fantastik film setlerine dönüşebiliyor, festival boyunca ücretsiz konserler, dans gösterileri, çocuk etkinlikleri ve mahalle kutlamaları düzenleniyormuş.
Sant Jordi (23 Nisan)
Sokaklarda elinde gül ve kitap taşıyan binlerce insan… Sant Jordi, Barselona’nın en romantik ve entelektüel günü. Her köşe başında kurulan stantlarda kitap imzalatabilir, sevdiğiniz birine gül alabilirsiniz. Eğer bir kitabevi kurduysanız veya romantik bir atmosfer arıyorsanız, 23 Nisan’da Barselona’da olmak bambaşka bir tecrübe diyorlar. O yüzden benim de radarımda olan bir gün.
La Merce (Eylül)
Barselona’nın koruyucu azizesi adına her yıl eylül ayında düzenlenen La Mercè, şehrin en büyük ve en renkli festivali olarak kabul ediliyor. Birkaç gün boyunca şehir ücretsiz konserlere, havai fişek gösterilerine, insan kulelerine (castellers), geçit törenlerine ve ışık gösterilerine ev sahipliği yapıyor.
Ben henüz bu festivale denk gelemedim ancak araştırırken ve yerellerle konuşurken en sık duyduğum etkinliklerden biri oldu. Eğer seyahatiniz eylül sonuna denk geliyorsa festival takvimini mutlaka kontrol etmenizi öneririm.
Bazen bir şehir bazen en çok müzeleriyle ya da simge yapılarıyla değil, rastlantılarla hatırlanıyor. Bir festivalin ortasına düşmek, hiç tanımadığınız bir sanatçının konserine gitmek ya da yıllardır merak ettiğiniz bir şeyi başka bir ülkede denemek… Barselona benim için bu seyahatte tam olarak böyle bir şehir oldu.
Barselona ile ilgili diğer yazılarım için böyle buyrun.