Hırvatistan İkilemi: Split mi Dubrovnik mi?

Hırvatistan’a gitmeye karar verdiğiniz anda önünüze çıkan ilk soru genelde şu oluyor: Split mi Dubrovnik mi? İkisi de Adriyatik kıyısında, ikisi de tarihi dokusuyla büyüleyici, ikisi de kartpostalları aratmayan manzaralara sahip. Ama atmosferleri, fiyat seviyeleri, kalabalıkları ve sundukları deneyim aslında sandığınızdan çok daha farklı. Eğer seyahatinizi planlarken “Hangisi bana daha uygun?” diye düşünüyorsanız, bu yazıda Split ve Dubrovnik deneyimlerimi denizden tarihe, bütçeden şehir ruhuna kadar detaylı şekilde karşılaştırdığım bu yazıya buyrun.

Tarihi Atmosfer

Dubrovnik’in surları şehre güçlü bir Orta Çağ hissi veriyor, bunu inkâr etmek zor. Ancak Split de Diocletianus Sarayı’nın içinde yaşayan bir şehir. Tarih burada bir açık hava müzesi gibi değil, günlük hayatın parçası. Bu yüzden Split’in tarihi dokusu Dubrovnik’ten çok daha geride değil; sadece daha “yaşayan” bir formda.

Dubrovnik kartpostallık ama biraz da yorucu. Eski Şehir tamamen taş zemin ve bol bol merdiven demek; özellikle yaz sıcağında surlara çıkmak ya da yokuşlu sokaklarda dolaşmak ciddi efor istiyor. Split ise daha düz bir plana sahip ve yürüyüşler daha rahat. Uzun uzun keşfetmek, sahil boyunca dolaşmak ya da akşamları spontane şekilde gezmek Split’te bana daha konforlu geldi.

Kalabalık ve Fiyatlar

Gerçekçi olalım: Yazın iki şehir de kalabalık. Ancak Dubrovnik hem daha pahalı hem de alan olarak daha kompakt olduğu için yoğunluk daha hissedilir. Uçak biletleri de genellikle Dubrovnik’e daha yüksek fiyatlı oluyor. Konaklama ve yeme-içme tarafında da Dubrovnik bütçeyi biraz daha zorlayabiliyor. Dubrovnikli esnaf bile AB’ye girmelerinden dolayı fiyatların yükseldiğini söylüyor, durumdan mutsuzlar.

Deniz ve Alternatifler

Split de Dubrovnik de Adriyatik’in turkuvaz sularına açılıyor ve deniz için de iyi bir rota oluşturuyor. ancak sahiller konusunda mucize beklememek lazım; iki şehirde de yazın kalabalık var. Yukarıdaki fotoğraf akşam saatlerinde Dubrovnik’teki Sulic Plajı’ndan. Ama Split’in bir artısı var: 5 Adalar tekne turları ve çevredeki ada seçenekleri. Split’i üs yapınca deniz deneyimi çeşitleniyor ve şehir sadece “güzel bir eski şehir” olmaktan çıkıyor.

Gastronomi

Bir de yemek meselesi var. Split’te yediğim yemekler Dubrovnik’e kıyasla hem daha lezzetli hem de daha keyifliydi. Hatta burada iddialı bir şey söyleyip Split’te hayatımda yediğim en iyi yemeklerden bazılarını yedim diyebilirim, sırf bunun için Split’e tekrar gitmek istiyoruz.

Sonuç olarak gördüğünüz üzere ben daha Split’ciyim ancak Dubrovnik’e de gitmeyin ama çok kötü gibi bir algı olmasın. Ben Dubrovnik’e 2 kez gittim, hiç beğenmesem gitmezdim herhalde:) Dubrovnik de planlarda olsun ama belki iki şehri bizim gibi birleştiren bir plan yapacaksanız Split’e daha çok vakit ayırmanızı öneririm.

Detaylı plan yapmak isterseniz Split gezi rehberimi ve Dubrovnik yazımı ayrıca bıraktım; orada konaklamadan plajlara kadar tüm detayları bulabilirsiniz.