Bask Bölgesi dediğimizde sadece bir coğrafyadan değil; İspanya’nın kuzeyi ile Fransa’nın güneyini birbirine mühürleyen, kendine has kuralları ve ruhu olan bambaşka bir dünyadan bahsediyoruz. Öyle ki, İspanyolca ile uzaktan yakından akrabalığı olmayan dilleri bile başlı başına bir gizem. ‘Gracias’ demeye alışık dillerimiz, burada birden ‘Eskerrik Asko’ ile tanışıyor; sadece bu kelime bile size ne kadar farklı bir diyara adım attığınızı hissettirmeye yetiyor. İşin ilginç yanı, sınırı geçip Fransa tarafına uzandığımızda Baskça’nın yerini yine o bildiğimiz zarif Fransızca tınılarına bırakması oldu.
Asıl itirafıma gelirsek; rotaya Fransa’yı dahil etmek en başta planlarımda yoktu ama iyi ki o adımı atmışız! Sıkı bir İspanya aşığı olarak bunu söylemek benim için zor olsa da, Fransa’nın Bask kıyıları kalbimi öyle bir çaldı ki, kendimi bir anda ‘Galiba burayı İspanya tarafına net olarak tercih ediyorum’ derken buldum. Neden mi? Okumaya devam…

İspanya’nın kuzeyi ve güneyi arasındaki o kültürel farkları tek seferde çözmek zor, zira buralara ilk gelişim; ama o bildiğimiz genel İspanyol rahatlığı her köşe başında kendini hissettiriyor. Mutfak tarafında ise aslında mantık aynı, sadece ‘küçük porsiyon’ kültürü buralarda isim ve şekil değiştiriyor. Diğer bölgelerde aşina olduğumuz tapastan ziyade, burada pintxos (pinços) geleneği hakim. Pintxos denince akla sadece o meşhur kürdanlı ekmek üstü atıştırmalıklar gelmesin; küçük porsiyonlar halinde sunulan o nefis sıcak yemekler de bu kültürün bir parçası. En meşhur Bask pinçolarını burada yazdım.
Barcelona’da olduğu gibi burada da İspanyolcanız sular seller gibi değilse karşındakiler hemen İngilizceye dönüveriyor. Bir ağız tadıyla pratik yapamadım, dilimin ucundakiler yine kursağımda kaldı! 🙁
10 Günlük Bask Rotası
Biz Bask Bölgesi tatilimizi bayram tatiline denk getirip şehirlerarası otobüslerle bir şehirden diğerine geçerek kendimiz gezdik. Geziye Bilbao’dan başlayıp Bilbao’da bitirdik, birçok kişi Bordeux’dan başlayıp Bilbao’da da bitiriyor ya da tam tersi ama Bordeaux’yu bu plana katmak bana haksızlık gibi geldi. Zira Bordeaux ayrıca gezilmeyi hak ediyor gibi.

Rotamız Bilbao’da bir gecelik kısa bir mola ile başladı, ardından vakit kaybetmeden San Sebastian’ın yolunu tuttuk. Üç gece konakladığımız San Sebastian’ı merkez yaparak, şehir içi otobüslerle yarım günlük keyifli bir Hondarribia kaçamağı araya sıkıştırdık. Yolculuğun devamında sınırı geçip Bayonne’a yerleştik; iki gecelik bu durakta yine yerel otobüslerin konforuyla St Jean de Luz ve Biarritz’i keşfettik. Turu tamamlamak üzere, üç gece daha kalmak için yeniden Bilbao’ya döndük.
Aslında planlarımız arasında Games of Thrones sonrası iyice popülerleşen o ikonik Gaztelugatxe de vardı; ancak burası tam bir ‘erken kalkan yol alır’ yeriymiş. Rezervasyonun bu kadar önceden dolabileceğini tahmin edemeyince kontenjanı kaçırdık. Eğer gitmeyi düşünüyorsanız, rezervasyon işini sakın son dakikaya bırakmayın derim. Rezervasyonu kaçırdıysanız ve yine de gitmek istiyorsanız Getyourguide’daki turlara bakabilirsiniz. Şu tur yüksek puanlılardan biriydi.
Bask Bölgesi’nde En Sevdiğim Şehirler

Gittiğimiz yerler arasında en çok Bayonne ve Biarritz’i beğendim, kesinlikle en az 1 gün daha kalmak isterdim. Hele ki yüzülecek bir hava olsaydı bu daha da uzardı. Biarritz 2 gün, Bayonne 2 gün ayrı ayrı olarak derdim. Biarritz tam hayatın tadını çıkarmalık bir havada, Bayonne’da da hoş kafe ve butikler var.
Konaklamalık vaktiniz yoksa da bu bölgeyi es geçmeyin derim; Bayonne, Biarritz, Saint-Jean de Luz’u tek günde gezebileceğin Bilbao’dan kalkan Getyourguide’de yüksek puanlı şu tura göz atabilirsiniz. Tadı damağınızda kalabilir, orası ayrı.
Fransa’nın bu şehirlerinden sonra Bilbao sıralamada sıralamada yerini aldı benim için, zira sadece gastronomik değil şehir olarak da gezmesi keyifli. Özellikle sanatsal aktivite seviyorsanız müzesi ve sanat merkezi sizi de cezbedecektir. Alışveriş için de daha çok ve çeşitli seçenek mevcut.
San Sebastian’da ise sadece gastronomik bir odak var, bir de hava güzelse yüzme diyebiliriz. Alışveriş olanakları daha kısıtlı, görülecek yerler de öyle.
Hondarribia ise tatlış bir şehir, mimarisi gittiğimiz İspanyol şehirlerinden daha değişik. Mutlaka gidin demesem de vaktiniz varsa bizim gibi yarım gün ayırabilirsiniz siz de.
St Jean de Luz ise denize girmeyince çok anlamlı olmadı, gittiğimizde birçok yer de kapalıydı. Kafe ve restoran bulmakta zorlandık. Belki burayı çok sevmemem talihsiz bir zamana denk gelmemizle de alakalı ancak tatlılarını denediğimiz yerlere bayıldım, hatta 1-2 yer aklımda kaldı ancak daha da yeseydik sonuç şeker koması olurdu sanki.
Bilbao’dan San Sebastian’a Ulaşım
Bilbao’dan San Sebastian’a İspanyol şehirler arası otobüslerinden olan Alsa ile geçtik. Yolculuk yaklaşık 1 saat 20 dakika sürüyor. Yol da oldukça yeşil.
Bilbao’da otobüs terminali (Bilbao Intermodal) merkezi bir konumda, toplu taşımayla şehir merkezinden gidebilirsiniz. Terminal beklemek için de elverişli, alt katta otobüslerin olduğu lobiye biletinizi turnikede okutup geçiyorsunuz. Ayrıca üst katta bir kafe de mevcut. Oturarak beklemeniz için oldukça fazla koltuk var.
San Sebastian’dan Hondarribia’ya Ulaşım
San Sebastian’dan Hondarribia’ya şehir merkezinden E20 ile geçebilirsiniz. Ücreti otobüste peşin ödemeniz gerekiyor, kredi kartıyla ödeyemiyorsunuz maalesef. Dönüşte de E20 ya da E21 ile dönebilirsiniz. Hondarribia’ya ulaşım tursuz halledebileceğiniz bir yer ama turla gideyim birkaç yer daha sıkıştırayım derseniz Getyourguide’ın şu turuna bakabilirsiniz.
San Sebastian’dan Bayonne’a Geçiş
San Sebastian Bayonne yaklaşık 1 saat sürüyor. Aynı otobüs Biarritz Havalimanı’nda da duruyor. Alsa’dan aldık yine biletimizi. San Sebastian otobüs durağı oldukça merkezi. Burada beklemek için daha az koltuk var ama market, kafe gibi olanaklar mevcut.
Bayonne otobüs durağından maalesef toplu ulaşım geçmiyor ve yürümesi büyük valizlerle biraz zor oluyor, gar tarafına oldukça yakın aslında ama eski şehir tarafında konaklıyorsanız garın ordan otobüse binmek iyi olur.
Bayonne’dan Bilbao’ya Geçiş
Bayonne’dan Bilbao’ya geçiş 2,5 saat sürüyor. Aynı otobüs Biarritz Havalimanı ve San Sebastian’da da duruyor, zaten çoğunlukla Paris’ten geliyorlar. Biz ilk defa Blablacar’ın otobüsünden bilet aldık ve 1,5 saat rötar yedik. Daha da almam çok zor durumda değilsem. Rötarı da biz duraktayken söyledikleri içine boş boş beklemek zorunda kaldık. Bilbao’da bir günümüz de biraz ölmüş oldu. Flixbus ve Alsa’da hiç bu kadar uzun bir rötar yememiştim, nazar değmesin tabi.
Bilbao yazım için tıklayınız.
Bayonne yazım için tıklayınız.
Biarritz yazım için tıklayınız.
San Sebastian yazım için tıklayınız.
Hondarribia yazım için tıklayınız.
Saint Jean de Luz yazım için tıklayınız.