Sevilla Çevresinde Gezilecek Yerler

Sevilla’nın o daracık, portakal çiçeği kokulu sokaklarında bir kez kaybolduysanız, Endülüs’ün insanın ruhuna işleyen o büyüleyici enerjisini de anlamışsınız demektir. Ben de Sevilla’nın Plaza de España’sına bakıp “Galiba buradan hiç gitmek istemiyorum” diyenlerdendim. Sevilla, sadece kendi görkemiyle değil, aynı zamanda Granada ve Cordoba gibi tarihi ve kültürel hazinelere ve Akdeniz’in incilerinden kabul edilen Malaga’ya olan yakınlığıyla da mükemmel bir ana durak.

Cordoba

Sevilla’dan trenle sadece 45 dakika uzaklıkta olan Cordoba, ayak bastığınız andan itibaren sizi bambaşka bir dünyaya ışınlıyor. Daracık beyaz sokakları, balkonlardan sarkan rengarenk sardunyaları ve tabii ki o meşhur Kurtuba Camii (Mezquita) ile birçok turistin de günübirlik geldiği yerlerden.

Cordoba’ya 2 kez gittim ancak ilkinden Büyük İspanya turumuz kapsamında uğraddığımız kısa süreli bir durak olduğundan pek fazla bir şey hatırlamıyorum. İkincisinde ise Cordoba’da bir gece de konakladım ve tüm deneyimlerimi bu yazıda anlattım. Bence trenle geçmek oldukça kolay ama rehber eşliğinde gezmek isterseniz Cordoba ile Carmona’yı birleştiren Sevilla çıkışlı günübirlik şu tura da göz atabilirsiniz.

Sevilla’nın En Yakın Kaçamağı: Carmona

Sevilla’ya kadar gelmişken, çok uzağa gitmeden gerçek bir Endülüs kasabası ruhu hissetmek isterseniz, rotanıza mutlaka Carmona’yı da ekleyin. Ben henüz gidemedim ama ana yerleri gördüğüm için bir dahaki ziyarete ekleyebilirim diye düşünüyorum.

Sevilla’dan sadece yarım saat uzaklıkta olan bu beyaz kasaba, devasa surları (Puerta de Sevilla) ve muazzam manzaralı Parador’u ile biliniyor. Paradorlar, İspanya’da eski kalelerin veya manastırların otele dönüştürülmüş hali. Carmona’daki de eski bir Arap kalesi üzerine kurulu ve terasından manzarayı izlemek tam bir görsel şölenmiş diyorlar. Ayrıca avlusundaki taşlar da tam Mudejar mimairisinden. Özellikle “Vaktim kısıtlı, Granada ya da Malaga kadar uzağa gidemem” diyenler için Carmona harika bir alternatif. Fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla Sevilla – Cordoba karışımı bir yere benziyor.

Malaga

Cordoba’nın o tarihi ve mistik havasından sonra, biraz da Akdeniz güneşine ve modern sanata ne dersiniz? Sevilla’dan güneye, sahil şeridine indiğinizde sizi Malaga karşılıyor. Burası sadece bir liman şehri değil; Picasso’nun doğduğu şehir aynı zamanda. Tabi bir de Granada’daki Alhambra’ya benzer bir Alcazaba’sı var, hoş Alhambra’nın yakınına yaklaşmıyor bence.

Alcazaba

Şimdilik size Malaga hakkında çok fazla detay vermeyeceğim çünkü burası için dev bir rehber hazırlıyorum. Çok yakında Alcazaba’nın tepesinden manzara izlemeyi, lezzetli tapaslarını ve müzelerini ayrı bir yazıda konuşacağız. Malaga gezi rehberi yolda:)

Sevilla’dan Malaga’ya otobüs ve trenle geçmek mümkün, ben otobüsle geçtim ama 3 saate yakın sürdüğünden günübirlik biraz yorucu olur diye düşünüyorum.

Granada

Ve tabii ki Endülüs denilince akla gelen o efsanevi şehir: Granada. Sevilla çevresinde gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazı burası. Neden mi? Çünkü dünyanın en güzel İslam mimarilerinden biri olan Alhambra Sarayı burada tüm görkemiyle sizi bekliyor. Ben saraydan ziyadde bahçelerine bayılmıştım gerçi.

Granada, Sierra Nevada dağlarının eteğinde, hem kışın karın hem de yazın güneşin tadını çıkarabileceğiniz eşsiz bir yer. Bir de gün batımı manzaraları ve Sacramonte’de mağaralarda izlediğiniz flamenkolar var tabi. Granada’ya tekrar gidip detaylı rehber hazırlamayı düşünüyorum, zira buraya Büyük ispanya turunda gitmiştik ve aklımda kalan şehrin keyifli olduğu ama yeteri kadar zamanımızın olmadığıydı.

Sevilla’dan tren ya da otobüsle geçmek mümkün ancak 2,5-3 saat arası sürdüğünden günübirrlik biraz yorucu olabileceğini akılda tutmak lazım. Bir de Alhambra’ya girecekseniz mutlaka önceden biletlerinizi alın.

Sevilla’dan turlar da mevcut ancak 13 saat gibi bir süre toplamda, yine de rehberli gezip tek günde bitireyim derseniz şu tura göz atabilirsiniz.

Uçurumun Kenarındaki Şehir Ronda

Ve geldik Endülüs rotalarının en fotojenik, en “yok artık” dedirten duraklarından birine: Ronda. Eğer sosyal medyada devasa bir taş köprünün iki uçurumu birleştirdiği o meşhur kareyi gördüyseniz, işte orası tam olarak burası. Ben henüz gidemedim ama Sevilla’dan arabayla yaklaşık 1 saat 45 dakikada; trenle ise 3,5-4 saatte ulaşabiliyorsunuz.

Ronda, kelimenin tam anlamıyla ikiye bölünmüş bir şehir. Rehberlerin söylediğine göre burada yapmanız gereken en güzel şey; dar sokaklarda yürüyüp o meşhur köprüyü farklı açılardan gören seyir teraslarına (mirador) gitmek. Ayrıca İspanya’nın en eski ve en şık boğa güreşi arenalarından biri de burada bulunuyor. Ernest Hemingway ve Orson Welles gibi isimlerin de bu şehre aşıklarmış.

Sevilla’dan kalkışlı Setenil de las Bodegas’ı da içeren uygun fiyatlı gidebileceğiniz 10 saatlik şu tura da göz gezdirebilirsiniz, arabanız yoksa bu şekilde gitmek daha mantıklı gözüküyor.

Setenil de Las Bodegas

Eğer “Ben artık her yeri gördüm, beni hiçbir şey şaşırtamaz” diyorsanız, henüz Setenil de las Bodegas ile tanışmamışsınız demektir. Burası, evlerin kayaların arasına değil, bildiğiniz devasa kaya kütlelerinin altına inşa edildiği bir yer. Benim henüz gitmediğim ama listemdeki yerlerden, zira fotoğraflarına bakmak bile oldukça ilgili çekici.

Ronda’ya yaklaşık 20 dakikalık bir mesafede olan bu köyde sokaklarda yürürken gökyüzünü görmek yerine başınızın üzerinde tonlarca ağırlıktaki kayaları görmek hem ürkütücü hem etkileyici olsa gerek.

Burada yapılacak en iyi aktivitenin; Calle Cuevas del Sol (Güneşli Mağara Sokakları) üzerinde, tepenizdeki dev kayanın gölgesinde bir şeyler atıştırıp bu mühendislik harikasını izlemek olduğunu söylüyorlar. Setenil, Sevilla çevresinde görebileceğiniz en “Instagramlık” ve en hafızalara kazınan yerlerden biriymiş, öyle diyorlar.